Cem Küçük

Cem Küçük’ten savcılık ifadesi: “Gizli tanık beyanlarını kabul etmiyorum, iftira niteliğinde”

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2025/280882 sayılı soruşturma kapsamında gazeteci ve televizyon yorumcusu Cem Küçük, 31 Temmuz 2026 tarihinde ifade verdi. Küçük, hakkında yöneltilen iddialara tek tek cevap verdi. İfadesinde gizli tanık beyanlarını reddettiğini, bazı haberlerde yanlışlık yaptığını ancak sonradan düzelttiğini ve özür dilediğini belirtti. Müdafii Av. Merve Uçanok da müvekkilinin serbest bırakılmasını talep etti.

Küçük ifadesine şöyle başladı:

“Üzerime atılı suçlamayı anladım. Yaklaşık 10 yıldır TGRT Haber’de çalışmaktaydım. Ayrıca çeşitli televizyon kanallarında yorumculuk yapmaktayım. TGRT Haber kanalından geçen hafta anlaşmalı olarak ayrıldım. Dün gözaltına alındığımda telefon şifremi vermemiştim, bugün de vermek istemiyorum.”

Medya Kritik programındaki yorumuna ilişkin ise şunları söyledi:

“Medya Kritik isimli programda ‘Dün Fatih KELEŞ’in evinde 2 milyon dolar para çıktı, balya balya para, inkar da etmiyor adam zaten’ şeklinde yorumu yapmamın nedeni; diğer gazetede bu şekilde haber çıkmıştı, bundan dolayı ben haberi okuyup bu şekil olayı ifade ettim. Daha sonradan haberin gerçek olmadığını İddianameyi okuduğumda görünce bu olayı düzeltip özür diledim.”

Taksim Meydanı programındaki açıklaması için de şu ifadeleri kullandı:

“Taksim Meydanı isimli programda ‘Berkay’ın hesabına MASAK raporlarında İBB’den bir milyona yakın para her ay peyderpey aktarıldığı orada görülüyor, var var bir şey diyeyim, var raporlarda da çıktı, o çocuğa İBB iştiraklerinden para aktarılıyor’ şeklinde yorum yapmamın nedeni; Berkay GEZGİN’in total olarak bir milyon TL para aldığını ifade etmek istemiştim. Kendisi de aylık olarak yaklaşık 40.000 TL’yi kabul etti diye hatırlıyorum. Ben bununla ilgili MASAK raporlarını okumadım. Canlı yayında MASAK raporları olarak belirtmemin nedeni o an konuşulan konunun MASAK raporlarıyla alakalı olmasından dolayıdır.”

Tahir Sarıkaya ile ilişkisine dair soruya ise şöyle yanıt verdi:

“Sormuş olduğunuz Tahir SARIKAYA isimli kişiyi tanırım. Bu kişinin de gazeteci olmasından dolayı bilirim. Kendisiyle herhangi bir şekilde ticari faaliyetim olmamıştır. Ortak bir işimiz de bulunmamaktadır. Geçmişte borç alıp vermemiz olmuş olabilir.”

Soruşturma kapsamında toplam 27 kez 537.800 TL para alışverişi tespit edildiği belirtilince:

“Aramızdaki borç alıp vermemizden dolayı olmuştur. Bu kişi ile ortak bir işim yoktur.”

Gizli tanık CY34LK40MN20’nin “Cem Küçük’ün Tahir Sarıkaya ile bağlantısı vardır. Tahir Sarıkaya Cem Küçük’ün para işlerini halleder…” şeklindeki beyanına karşı:

“Bu kişinin hakkımdaki beyanını kabul etmiyorum. Söz konusu kişi ile her ne kadar para alışverişim bulunsa da bu alacak verecek meselesinden veya organizasyon ücretlerinden kaynaklanmaktadır. Bu şekilde bir beyan kesinlikle doğru değildir.”

Turgut Koç ile yazışmalarına ilişkin:

“Ömrümde bir kez bu kişiyi gördüm. Bir kez de program esnasında bu kişiyle yazıştım. Turgut KOÇ bana yazmıştı, ben de canlı yayında düzeltmesini okudum.”

WhatsApp yazışmalarında “iddialar doğru mu değil mi, 500.000 dolar ayda 15.000 dolar görüştünüz mü” sorusuna ve “Söyleyeceğim tamam rahat ol”, “ARTIK BİR AYAKKABI HEDİYE EDERSİN”, “Şu an yayın tamamen lehine” ifadelerine dair:

“Turgut KOÇ ile ilgili o dönem internette haberler dolaşıyordu. Kendisi cevap hakkını kullanmak için benimle iletişime geçti, ayakkabı istememin nedeni tamamen şaka amaçlı kendisini bu olaydan yaklaşık birkaç ay önce A Plus’taki ayakkabı dükkanında gördüğüm için sohbet esnasında söylenmiş bir sözdü. Kendisinden ayakkabı almadım. Yayın lehine demememin sebebi de kendisinin rahatlaması için bu yazışmayı gerçekleştirdim.”

Gizli tanığın “şantaj ve tehdit yöntemiyle… para karşılığı haber ve aleyhine veya lehine yayınlar yapar” iddiasına:

“Bu beyanı kabul etmiyorum. Bu şekilde hiçbir zaman yayınım olmamıştır.”

İstihbarat yetkilileriyle görüşüyormuş gibi algı yaratma iddiasına da:

“Bu beyanı kabul etmiyorum. Bu şekilde hiçbir zaman hareketim olmamıştır.”

Mehmet Cemil Acar ile WhatsApp yazışmalarına ilişkin:

“Bu kişinin kim olduğunu ilk başta ben de bilmiyordum. Gazeteci olduğum için benim ile iletişime geçti.”

“5.000 USD ile yazı yazan ya da haber olur mu” mesajına:

“Kendisinden bu şekilde neden bana yazdığını bilmiyorum. Bu şahıstan para almadım. Zaten cevap da atmadım. Hatta bu kişiye ters cevaplar da verdim.”

“Senin hediyeler ne oldu” yazışması ve ayakkabı hediyesi konusunda:

“Yılbaşında kendisi bana ayakkabı almak istemişti. Ben de bir şey karşılığı olmadan bu şekil yazmış olabilirim.”
“Kendisinin bu hediyesini aldım. Bana yeni yıl hediyesi olarak gönderdi. Herhangi bir şekilde sorunlarını çözdüm diyerek bu hediyeyi almadım. Bunun için de talepte bulunmadım.”

DHM ile ilgili “Külliyeye ilettim” mesajına:

“Söz konusu yazışmayı kişiye yardımcı olmak için gerçekleştirdim. Ortada bir sorun olduğu için bu sorunu çözmek amacıyla iletişime geçtim.”

Adnan Oktar ile bağlantı iddiasına:

“Adnan Oktar’ın yurt dışından kitapları geliyordu. Bu kitapları Türkçe’ye çevirmek için çeviri ekibimle ücreti karşılığında yardımcı oldum. O dönem bir çok yayın evine çeviri yaptım. Hesabıma gelen paralar bundan dolayıdır. Kendisiyle en son 2012 yılının İftar programında buluştuk. Birçok gazeteci ve siyasi kişiler de bulunmaktaydı. A9 programından bir tane canlı yayına katıldım. Orada gündemi yorumladım.”

Kıbrıs merkezli Diyalog Gazeteciliği’nden gelen 77.983 TL için:

“Söz konusu ücretler hesabıma ekibimle çeviri yaptığımdan dolayı gelen paralardır. İncelendiğinde hesabımdaki bu paraların bir kısmının çıktığı görülecektir. Bu ilişkiye ilişkin sözleşme, fatura, makbuz, yazışma bulunmamaktadır.”

Çin merkezli GB Times’tan 65.000 TL için:

“2017 yılında Çin radyosunda yorumculuk yapmaktaydım. Hesabıma gelen paralar bununla alakalıdır.”

Sezer Sezginer’den 99.000 TL girişine:

“Söz konusu kişiyi tanımıyorum. Hesabıma neden para girişi olduğunu bilmiyorum.”

Şahrenen Maraş’tan 2.700 TL için:

“Söz konusu kişi ile pandemiden beri iletişimim yoktur. Kendisiyle Kanal 24’te beraber çalıştığımız için tanırım.”

Gizli tanığın “FETÖcü veya PKK’lı diyerek hedef gösterme” ve ücret karşılığı lehine haber yapma iddiasına:

“Söz konusu beyan iftira niteliğindedir. Böyle bir durum söz konusu olamaz.”

İsmet Koyun iddiasına:

“İsmet KOYUN isimli kişiyi tanırım. Kendisiyle bir iki kez görüşmemiz olmuştur. Bu kişiden herhangi bir şekilde para almadım. Yanlış hatırlamıyorsam canlı yayında bu kişiyle ilgili konuşma yaptım. Medya Kritik adlı programda bu konuyla ilgili yorum yaptım.”

Ömer Eşki tweet’i için:

“Ömer EŞKİ isimli kişiyi şahsen tanımam. O dönem CHP’li belediyelere operasyon yapılıyordu, Ömer EŞKİ de CHP’li belediye olup operasyon yapılmadığı için kendisiyle ilgili tweet attım. Bu tweeti birinin yönlendirmesiyle atmadım.”

Murat Ongun ve Ekrem İmamoğlu ile yakınlık, ikili oynama ve soruşturmaya gölge düşürme iddialarına:

“Bu beyan da iftira niteliğindedir. Murat ONGUN ile bir ya da iki kez telefon ile görüşmüşlüğüm olabilir. Onun dışında kendisiyle iletişimim yoktur. Ekrem İMAMOĞLU ile hiçbir temasım yoktur. Berkay GEZGİN olayını daha önce cevap vermiştim. Aynı şekilde Fatih KELEŞ’in evinin parkesinin altında 2.000.000 Dolar bulunduğu sorusuna da cevap verdim.”

Sezgin Baran Korkmaz konusunda:

“Sormuş olduğunuz Sezgin Baran KORKMAZ isimli kişiyi tanırım. 2020 yılında PARAMOUNT isimli otelde konakladım. Bu otele beni Cihan EKŞİOĞLU davet etti. Sezgin Baran KORKMAZ’dan hiçbir zaman para almadım. Para karşılığı da tweet atmadım. Tahir SARIKAYA veya başka birisi bu konuda benimle iletişime geçmemiştir.”

Müdafii Av. Merve Uçanok’un beyanı

Avukat Uçanok, müvekkilinin ifadesine iştirak ederek şunları kaydetti:

“Müvekkilim Cem KÜÇÜK İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Amerikan Kültür ve Edebiyatı bölümünden 2001 yılında mezun olmuştur. Kendisi mezun olduğu tarihten bugüne dek çeşitli şahıslar ve firmalarla birlikte çevirmenlik işi yapmış, bu işi yaparken çevirmen ekibiyle birlikte hareket etmiştir. Aynı zamanda yine bu tarih aralığında radyo program yorumculuğu yapmıştır. Bunun yanı sıra kendisi ya da bazı meslektaşlarıyla birlikte bir takım belediye programlarında ve açılışlarda, görevlerde bulunmuştur… Müvekkilim 2013 yılı ve sonrasında ise medya sektöründe tanınmaya başlamıştır… Hal böyle iken bir süredir medyada bir takım şahıslar tarafından ve yine bugün ifade sırasında anlaşıldığı üzere gizli tanık olarak ifade edilen şahsın attığı iftiralar ile aleyhine bir algı oluşturulmaktadır… Bize sorulan sorular, verilen cevaplar ve dosyadaki somut deliller üzerinden halkı yanıltıcı yönde alenen haber yapma ve şantaj yönünde suç unsuru oluşmadığı açıktır. Son derece mütevazı şekilde hayat yaşayan müvekkilimin üzerine oynanan bir oyundan ibarettir yaşananlar. Bu aşamada müvekkilimin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.”

İfade, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 147’nci maddesi gereğince tutanak haline getirilerek imza altına alındı.

Yorum bırakın

İBB DAVASI

İmamoğlu ve İBB yöneticilerine yönelik yargı sürecinin belgesel kaydı. Dosyada; soruşturmalar, iddianameler, savunmalar, duruşma notları ve karar metinleri kronolojik olarak arşivlenir.

Tüm dava haberleri arşivini görüntüle

Creator Rising: A Playbook for a Meaningful Creative Life is your guide to building
not only income, but a creative life
worth living.

Inside you’ll find systems for sharing your work, habits that fuel inspiration, and ways to grow without losing
the spark that makes you create in the first place.