İstanbul’da 14 Ocak 2026’da bir kafede çıkan tartışmada 18 yaşından küçük Atlas Çağlayan bıçaklanarak öldürüldü. Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) Efe Çekli hakkında nitelikli kasten öldürme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet ve zincirleme silahla tehdit suçlarından iddianame düzenlendi. İddianamede Efe Çekli’nin cezalandırılması, TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması, gözaltı ve tutukluluk sürelerinin mahsubu ile olayda kullanılan bıçağın müsaderesi talep edildi. Efe Çekli tutuklu yargılanıyor.

temsili
2.123 sözcük

Olay, 14 Ocak 2026 saat 20:16 sıralarında Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak’taki Hacı Kasımoğulları Baklava isimli kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında meydana geldi. SSÇ Efe Çekli, Atlas Çağlayan’ı bıçakla yaraladı. Atlas Çağlayan kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Müştekilerin beyanları

Müşteki Cüneyt Çağlayan, olaydan sonra oğlu Doruk’un kendisini araması üzerine hastaneye gittiğini, olayı görmediğini, şikâyetçi olduğunu beyan etti.

Müşteki Gülhan Ünlü, olaydan sonra oğlu Doruk’un kendisini arayarak Atlas’ın bıçaklandığını söylediğini, olay anını görmediğini, şikâyetçi olduğunu beyan etti.

Mağdurların ifadeleri

Mağdur Doruk Çağlayan’ın alınan ifadesinde: “Arkadaşları ile Hacı Kasımoğulları isimli kafeye gittiklerini, Atlas’ın daha sonra yanlarına geldiğini, içeri girdikleri andan beri Efe ve yanındaki şahısların kendilerine baktığını, daha önceden şahısları tanımadıklarını, Efe’lerin masadan kalkıp kasaya doğru geldikleri sırada Efe’nin yanında bulunan kısa boylu esmer çocuğun Yusuf’a hitaben ‘ne bakıyorsun’ dediğini, Efe’nin araya girerek ‘senin gücün küçük çocuğa mı yetiyor, ne bakıyorsun’ ve ‘dışarı gelin’ dediğini, Efe ve arkadaşları dışarı çıktıktan sonra arkalarından Yusuf ve onun da arkasından Atlas’ın çıktığını, kendisinin farklı bir kapıdan çıktığını, çıktığında Yusuf Osman ve diğer çocukların tartıştığını, Efe isimli şahsın kendilerine hitaben ‘sizi öldürürüm, hepinizi deşerim’ dediğini, bıçağı görünce kendilerine bir şey yapmasın diye şahsı ittiklerini, Atlas’ın da bu sırada çocuğu bir kere ittiğini, Efe’yi ittikten sonra bıçak çıkardığını ve bıçağı Atlas’ın göğüs bölgesine doğru sapladığını, şikâyetçi olduğunu” beyan etti.

Mağdur Resulemir Oran’ın alınan ifadesinde: “Karşı tarafı hiç tanımadıklarını, husumetleri olmadığını, olay günü ilk defa gördüklerini, Efe ve arkadaşlarının masadan kalktıktan sonra Efe isimli şahsın ‘ne bakıyorsun’ diyerek dışarı çağırdığını, Efe ve arkadaşlarından sonra kendilerinin dışarı çıktığını, Efe’nin bıçak çıkartarak ‘bu bıçağı hepinize saplarım’ dediğini, Atlas’ın ayırmak için araya girmesi üzerine Efe’nin Atlas’ı kalbinin alt kısmından 3 kez bıçakladığını, şahısların kaçtıklarını, 15-20 dakika sonra olay yerine geldiklerinde bıçağın Ada’nın elinde olduğunu, hatırlamadığı birinin kendisine bıçağın Ada’ya ait olduğunu ve yaralaması için Efe’ye verdiğini söylediğini, olayın anlık geliştiğini, Efe’nin kendisine bıçak doğrultarak ‘bu bıçağı size saplarım hepinizi deşerim’ dediğini, şikâyetçi olduğunu” beyan etti.

Mağdur Resulemir Oran’ın babası müşteki Burhan Oran şikâyetçi olduğunu beyan etti.

Mağdur Yusuf Osman Oran’ın alınan ifadesinde: “Karşı tarafı hiç tanımadıklarını, husumetleri olmadığını, olay günü ilk defa gördüklerini, Efe ve arkadaşlarının masadan kalktıktan sonra Efe isimli şahsın ‘ne bakıyorsun çocuğa’ diyerek dışarı çağırdığını, önce çıkmak istemediğini Efe’nin ısrar etmesi üzerine Efe ve arkadaşlarından sonra kendilerinin dışarı çıktığını, Efe’nin nereden çıkardığını görmediği bıçağı doğrultarak ‘hepinizi deşerim’ dediğini, Atlas’ın Efe’nin bir şey yapacağını düşünerek paniklediğini ve Efe’yi ittiğini bunun üzerine Efe’nin Atlas’ı kalbinin ve göğsünün alt kısmından 3 kez bıçakladığını, şahısların kaçtıklarını, Samet abi dedikleri şahsın Efe’leri yakaladığını, olay yerine geri getirdiğini, Samet’in bıçağı yere at demesi üzerine Ada’nın bıçağı yere attığını, şikâyetçi olduğunu” beyan etti.

Mağdur Tufan Umut Aydın’ın alınan ifadesinde: “Karşı tarafı hiç tanımadıklarını, husumetleri olmadığını, olay günü ilk defa gördüklerini, Efe ve arkadaşlarının kafeye girdikleri andan itibaren sürekli kendilerine baktıklarını, Efe ve arkadaşlarının masadan kalktıkları sırada küçük şahsın Yusuf’a ‘ne bakıyorsun’ Efe’nin ise ‘ne bakıyorsun gücün küçük çocuğa mı yetiyor’ dediğini, Yusuf’un ‘öyle bir şey yok’ demesine rağmen Efe’nin Yusuf’u dışarı çağırdığını, Yusuf’un çıkması üzerine kendilerinin de arkasından gittiğini, Efe’nin dışarıdayken bir anda bıçak çıkarttığını, Atlas’ın ayırmak için araya girdiğini Efe’yi ittiğini, bu sırada Efe’nin 3 kez bıçakla Atlas’a vurduğunu, şahısların başta olay yerinden kaçtığını sonra geri geldiklerini, geri geldikten sonra Samet isimli şahsın kendisini tuttuğunu, Samet’in bıçağı sorması üzerine Ada’nın cebinden çıkararak bıçağı yere attığını, Ada’nın bıçağı Efe’ye verdiğine dair duyumları olduğunu ancak net bilmediğini, olay sırasında Efe’nin kendisine bıçak doğrulttuğunu, sonrasında ‘hepinizi deşerim’ dediğini öğrendiğini, şikâyetçi olduğunu” beyan etti.

Tanık ifadeleri

Kafe çalışanı tanık Fatma Akdağ: “Atlas ve arkadaşlarının çalıştıkları kafeye sürekli geldiklerini, ancak Efe ve arkadaşlarının olay günü ilk kez geldiğini, Efe ve arkadaşlarının sigara içtiğini, uyarmasına rağmen ‘bu ne ki biz peçete sarıp içiyoruz’ dediklerini, kafede toplantı olduğu için şahısların masasını değiştirerek maktul ve arkadaşlarına daha yakın bir masaya aldığını, kendisi mutfakta iken bağrışma sesleri duyduğunu dışarı çıktığında Atlas’ı yerde gördüğünü tampon yaptığını, olay günü herhangi bir bakışma görmediğini” beyan etti.

Kafe sahibi tanık Yener Başkur: “Efe’yi olay günü ilk defa gördüğünü, Atlas’ın sürekli kafeye gelip gittiğini, kendisinin herhangi bir bakışma görmediğini, Efe ve arkadaşlarının çok ses yapması nedeniyle uyararak ‘evinize gidin’ dediğini, Efe ve arkadaşları çıktıktan kendisinin mutfağa geçtiğini, sesleri duyması üzerine çıktığını” beyan etti.

Tanık Samet Zerey: “Kendisinin oturduğu masanın karşısında Atlas ve arkadaşlarının oturduğunu, arka masasında ise Efe ve arkadaşlarının bulunduğunu, arka masada oturan kız ve Efe’nin birkaç kere Atlas ve arkadaşlarına baktığını gördüğünü, Atlas ve arkadaşlarının Efe ve arkadaşlarına hiç bakmadığını, aralarında olan bir şeyi görmediğini, şahısların masadan kalkıp çıktıkları anı telefonla oynadığı için görmediğini, çığlık sesi duyması üzerine dışarı çıktığında Doruk’un ‘Samet abi Atlas’ı bıçakladı kaçıyorlar’ diye bağırdığını, kafasını çevirdiğinde Efe ve arkadaşlarının geri geldiğini ancak kendisinin baktığını ve Atlas’ın kanını görünce kaçtıklarını, kendisinin peşlerinden koşarak Efe isimli şahsı yakaladığını, ‘sen mi yaptın’ diye sorunca ‘abi ben kendimi korumak için yaptım, bacağına vurdum, beni itti’ dediğini, ayrıca ‘abi kalbinden kan geliyor değil mi’ diye sorunca ‘hani bacağından bıçaklamıştın’ diye sorduğunu, bıçağı yere atmasını söylediğini, bu sırada Ada’nın bıçağı cebinden çıkararak yere attığını, Efe ve arkadaşlarını olay yerine kendisinin geri getirdiğini, Atlas ve Efe’nin herhangi bir bağlantısı olup olmadığını bilmediğini” beyan etti.

Tanık Yiğit Musa Durbak: “Efe’nin kuzenleri Ada ve Arda’nın arkadaşı olduğunu, kafeye gittiklerini, oturduktan sonra Atlas ve arkadaşlarının geldiğini, kendilerine baktığını, karşı tarafla aralarında ‘ne bakıyorsun’ konuşması geçtiğini, aralarında seslerin yükselmesi üzerine kafe sahibinin kendilerini dışarı çıkardığını, karşı taraftan bir şahsın kendilerine küfür ettiğini, aralarında itişme yaşandığını, Efe’nin bir anda bıçak çıkarttığını ve karşı tarafa ‘benden uzaklaşın hepinizi delik deşik ederim’ dediğini, bu sırada karşı taraftan birinin Efe’yi ittiğini, Efe’nin de bıçağı savurduğunu, Atlas’ın tam ortada olduğunu, Efe’nin Atlas’ın kalbine bıçakla iki kez vurduğunu, sonra olay yerinden kaçtıklarını ancak çocuğun durumunu merak ettikleri için geri geldiklerini, olay yerinden kaçtıkları sırada Ada’nın Efe atmasın diye bıçağı elinden aldığını, kafenin karşısında kaldırımda bekledikleri sırada bir şahsın gelerek Efe’yi tuttuğunu, Efe’yi tutan şahsın bıçağı at demesi üzerine Ada’nın bıçağı yere attığını, olaydan sonra sadece 1 kez kaçtıklarını, kendilerinin Efe’yi ikna ederek olay yerine geri döndüklerini, karşı tarafla karşılıklı bakışmaların olduğunu ancak önceden tanışıklıkları olmadığını, bıçağın Efe’ye ait olduğunu” beyan etti.

Tanık Serdar Yanık: “Kuzeni Efe ve arkadaşları ile birlikte kafeye gittiklerini, daha sonra Atlas ve arkadaşlarının geldiğini, bu şahısları hiç tanımadığını, hesabı ödeyip kafeden çıkacakları sırada Atlas’ın masasında bulunan birinin kendilerine küfür ettiğini, ‘ne diyorsunuz’ diye sorduktan sonra umursamadan kafeden çıktıklarını, arkalarından Atlas ve arkadaşlarının geldiğini, aralarında mesele olup olmadığına dair konuştuklarını, bu sırada Atlas’ın Efe’ye yumruk attığını, Efe’nin bıçağı çıkarttığını ve Atlas’ı iki kere göğüs altından bir kere de kalbinden bıçakla yaraladığını, korkuyla olay yerinden kaçtıklarını ancak sonra geri geldiklerini, olay yerinden kaçarken Efe’nin elindeki bıçağı Ada’ya verdiğini, olay yerine kendilerinin döndüğünü, 2 kere kaçmadıklarını, Arda, Ada ve Efe tuvalete gittiğinde karşı tarafla bir bakışma olduğunu ancak normal bir bakış olduğunu, kendilerinin Atlas ve arkadaşlarını dışarı çağırmadıklarını, birbirlerini daha önceden tanımadıklarını husumetleri bulunmadığını, olayda kullanılan bıçağın Efe’ye ait olduğunu” beyan etti.

Tanık Yaşar Arda Hotiç: “Efe ve arkadaşları ile kafeye gittikten sonra Atlas ve arkadaşlarının geldiğini, Efe’nin kendilerine ‘sürekli bu tarafa bakıyorlar’ diyerek karşı masaya baktığını, kendisinin hiç bakmadığını, karşı tarafın da kendilerine dik dik baktığını, kavga olmasın diye kafeden çıktıklarını, arkalarından Atlas ve arkadaşlarının çıktığını, şişman olan şahsın kendilerine küfür ettiğini, Efe’nin ‘ne diyorsun lan’ diye müdahale etmesi üzerine aralarında itişme olduğunu, kendisinin şişman çocuğu tutmaya çalıştığını, bu sırada Efe’nin Atlas’ı ittiğini, Efe’nin bir anda bıçak çıkarttığını ve sallayarak ‘sizi vururum’ dediğini, Atlas’ın Efe’yi itmesi üzerine Efe’nin karnına 3 kez vurduğunu, kalbine de vurduğunu duyduğunu ancak kendisinin görmediğini, Efe’nin Atlas’ı bıçaklaması üzerine panikle kaçtıklarını, kaçtıkları sırada Ada’nın bıçağı Efe’nin elinden aldığını, 1 dakika içerisinde geri geldiklerini, Efe’ye ‘neresinden vurdun’ diye sorduğunda ‘bilmiyorum’ diye cevap verdiğini, Efe’ye ‘geri dönelim’ dediklerini ancak kabul etmediğini, kolundan tutarak olay yerine getirdiğini, ikinci kez olay yerinden kaçmadıklarını, bıçağın Efe’nin babasına ait olduğunu, olay yerine döndükleri sırada bir şahsın gelerek ‘bıçağı yere at’ demesi üzerine Ada’nın bıçağı yere attığını, polisler geldiğinde Efe’nin teslim olduğunu, karşı tarafı hiçbir şekilde tanımadıklarını ve husumetleri bulunmadığını” beyan etti.

SSÇ Efe’nin annesi tanık Harika Berkman: “Evde Efe’nin babasına ait bir bıçağın bulunmadığını, Efe evden çıkarken elinde bıçak görmediğini, daha öncesinde de evlerinde sustalı bıçak bulunmadığını, bıçağı nereden temin ettiğini bilmediğini, Efe’nin babasının cezaevine girmeden önce kendisine bıçak teslim ettiğine dair iddiaların doğru olmadığını” beyan etti.

Maktulün amcaları tanıklar Ferhat ve İbrahim Çağlayan olayı görmediklerini, Cüneyt’in kendilerini aramaları üzerine olay yerine gittiklerini beyan etti.

Ada Hotiç’in annesi tanık Özlem Hotiç: Kızı Ada’nın bıçak taşımadığını, bıçağın kime ait olduğunu bilmediğini beyan etti.

Ada Hotiç’in abisi tanık Bekir Efe Hotiç: “Kardeşi Ada’nın kendisini arayarak Efe’nin cebinden bıçak çıkardığını ve bir çocuğu bıçakladığını söylediğini, olay günü SSÇ Efe’nin annesi Harika’ya Efe’nin bıçağı nereden bulduğunu sorduğunda bıçağın Efe’nin babasına ait olduğunu, sakladığını ancak bulduğunu söylediğini” beyan etti.

Tanık Ada Hotiç: “Efe’nin çocukluk arkadaşı olduğunu, karşı tarafı ilk kez olay günü gördüklerini, kafeye gittikten daha sonra Atlas ve arkadaşlarının geldiğini, Efe’nin sürekli ‘niye bakıyorlar kavga edelim’ beyanında bulunduğunu, kendisinin sadece bir kez Atlas’ların olduğu masaya dönüp baktığını, Atlas ve arkadaşlarının hiç bakmadığını, telefonla oynadıklarını, Efe’nin ısrarla ‘kavga edelim’ demesi üzerine kavga çıkacağını anlayarak kafeden kalkmak istediğini, Efe’yi yanına alarak önden çıktığını, çıkarken Yiğit Musa’nın bir anda koşarak önüne geçtiğini, laf atmış olabileceğini düşünerek Yiğit Musa’yı tuttuğunu, ancak çıkarken karşı tarafla herhangi bir diyalog geçmediğini, kendileri çıktıktan sonra Atlas ve arkadaşlarının arkalarından çıktığını, karşı taraftan bir şahsın Yiğit Musa’ya küfür ettiğini, Efe’nin küfür eden çocuğu yakasından tuttuğunu, aralarında itişme olduğunu, bir anda Efe’nin elinde bıçağı gördüğünü ancak Atlas’a bıçakla nasıl vurduğunu görmediğini, bıçaklamadan önce Efe’nin bıçak doğrultarak ‘seni vururum’, ‘sizi vururum’ dediğini, Atlas’ın sadece olayı ayırmak için Efe’yi ittiğini, Atlas bıçaklandıktan sonra kaçtıklarını, kaçarken kardeşi Arda’nın Efe’ye ‘neresinden bıçakladın’ diye sorması üzerine olayı anladığını, Efe bıçağı saklamasın diye bıçağı Efe’den alarak cebine koyduğunu, bıçağın Efe’nin babasına ait olduğunu, bunu Efe’nin annesinin kendi abisine söylediğini, bıçakla alakası olmadığını, olay yerinden kaçtıktan sonra Efe’nin çok korktuğunu, kendisinin kolundan tutarak olay yerine geri getirdiğini, bu sırada bir şahsın gelerek bıçağı sorduğunu, kendisinin bıçağı yere attığını, olay yerinden 1 kez kaçtıklarını kendilerinin geri geldiğini, karşı tarafla husumetleri veya tanışıklıkları olmadığını, bıçağın kendisine ait olmadığını kendisinin vermediğini atılı suçlamaları kabul etmediğini” beyan etti.

SSÇ Efe Çekli’nin ifadesi

SSÇ Efe Çekli’nin Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde: “Olay günü maktul ve arkadaşlarıyla kafede karşılaştıklarını, karşı tarafı daha önceden tanımadığını, sürekli kendilerine baktıklarını ve kafeden çıktıktan sonra arkalarından geldiklerini, Atlas’ın kendisine ‘ne bakıyorsun’ diyerek küfür ettiğini ve üzerine yürüdüğünü, bu nedenle bıçağı 1 kez karnına vurduğunu, 2 kez de isabet etmeyecek şekilde bıçağı salladığını, olaydan sonra kaçtığını ancak Ada’nın teslim ol demesi üzerine kendi iradesiyle olay yerine geri geldiğini, bıçağı kaçtıkları sırada Ada’nın kendisinden aldığını, olay yerine geldikten sonra erkek şahsın bıçağı atın demesi üzerine yere attıklarını, bıçağı olay günü aldığını kendisine ait olduğunu, ancak kimseyi tehdit etmediğini” beyan etti.

Adli tıp ve teknik raporlar

15/01/2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda SSÇ Efe Çekli’nin işlemiş olduğu kasten öldürme ve 6136 sayılı Yasaya muhalefet etme suçları yönünden işlemiş olduğu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi.

23/02/2026 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ise silahla tehdit suçu yönünden aynı yeteneğin yeterince gelişmiş olduğu belirlendi.

Maktul Atlas Çağlayan’ın 15/01/2026 tarihli ölü muayene raporunda göğüs ön ortada 3,5 cm’lik kesi, epigastrik bölgede 2 cm’lik kesi, göğüs solda 1,5 cm’lik kesi olduğu belirtildi.

Adli Tıp Kurumu’nun 20/02/2026 tarihli otopsi raporunda küçüğün vücudunda 2 adet kesici delici alet yarası tespit edildiği, dış muayenede 1 numara ile tarif edilen yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu, diğer yaralanmanın öldürücü nitelikte olmadığı, ölümün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisi ile birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği belirlendi.

Kamera görüntü inceleme tutanaklarında Efe ve arkadaşlarının kafeye girişinden çıkışına, tartışma ve bıçaklama anına, kaçış ve geri dönüşlerine ilişkin detaylar yer aldı. Bıçağın 6136 sayılı yasa kapsamında yasak sustalı çakı benzeri olduğu, kan örneklerinin Atlas Çağlayan ile uyumlu bulunduğu, parmak izi bulunmadığı, taraflar arasında önceden herhangi bir iletişim kaydı olmadığı tespit edildi.

İddianamenin hukuki değerlendirmesi

Savcılık, SSÇ Efe Çekli’nin ikrarı, tanık beyanları, CD çözümleme tutanakları, otopsi raporu ve tüm dosya kapsamından hareketle eylemin TCK’nın 82/1-e maddesi uyarınca nitelikli kasten öldürme (çocuğa karşı), 6136 sayılı Yasanın 15/1-1. fıkrası uyarınca yasaya muhalefet ve TCK’nın 43/2, 43/1 ve 106/2-a maddeleri uyarınca zincirleme silahla tehdit suçlarını oluşturduğunu değerlendirdi. Kastın öldürmeye yönelik olduğu, geri çekilme imkânı varken eyleme devam edildiği, hayati bölgelere 3 kez vurulduğu belirtildi.

İddia ve talep

SSÇ’nin müsnet suçlardan 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesi gereğince kapalı yargılanmasının mahkemede yapılarak:

  1. SSÇ’nin yukarıda belirtilen sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına,
  2. TCK’nın 31/2 maddesi uyarınca SSÇ’nin cezasından indirim yapılmasına,
  3. SSÇ’nin gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
  4. Olayda kullanılan ve 6136 sayılı yasa kapsamında olan bıçağın TCK’nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine, flash bellek, CD ve svapların dosyasında delil olarak saklanılmasına,
  5. Yargılama giderlerinin CMK’nın 325/1 maddesi uyarınca SSÇ’den tahsiline karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olundu.

Yorum bırakın

Get the Book

The ultimate guide for creators: strategies, stories, and tools to help you grow your craft.

Be Part of the Movement

Every week, Jordan shares new tools, fresh perspectives, and creator spotlights—straight to your inbox.

← Geri

Yanıtınız için teşekkür ederiz. ✨

Creator Rising: A Playbook for a Meaningful Creative Life is your guide to building
not only income, but a creative life
worth living.

Inside you’ll find systems for sharing your work, habits that fuel inspiration, and ways to grow without losing
the spark that makes you create in the first place.